30   .     B1
 


    .

30           ,    : , ,  ,  ,         B1.       2025  :   ,     ,          ,     .      ,       .

   ,       -      ,      .





30   .     B1





30 AKSAM

T?RK?E



Iki dilli ?yk?ler, her aksam i?in bir tane (Seviye B1)             B1

30 aksam T?rk?e    ,   : , ,  ,  ,         B1.    , , , ,          ,       .



I?indekiler  

01   14.32 treni

02   Iki farkli ayakkabi

03   Anneannemin kutusu

04   D?rt yabanci, bir gece

05   Bir k?pek, iki adres

06   Tek kisilik masa

07   Tikirdayan ayakkabi

08   Hi?bir yerden kartpostallar

09   On bir ?arsamba

10   Kaybolduk Fransizca

11   Kap?sonun altindaki dizeler

12   Iki kahve, l?tfen

13   D?rt saniye kalmisti

14   Nazlida bir yaz

15   Yanlis h?credeki yorum

16   Iki kisiye bir semsiye

17   Kazanmamasi gereken turta

18   Viyana'ya yatakli vagon

19   Beklenmedik akraba

20   Olaylara yeni bir bakis

21   Iki yetiskin, bir ?adir, bir tilki

22   Bir kirmizi kapi fazla

23   Re?el ve g?vensizlik

24   D?rt sira fark

25   Pantolondaki yapistirici

26   Ka?karlar'dan son dolmus

27   Kimsenin dokunmadigi piyano

28   Ayni set

29   Hik?yesi olan sufle

30   Evine hos geldin, Lara




Bu kitap nasil okunur     


Bu kitap, ayin her aksami i?in bir tane olmak ?zere, T?rk?eyi B1 seviyesinde ?grenenler i?in yazilmis otuz kisa ?yk?den olusuyor. Her ?yk? iki kez anlatiliyor: bir kez T?rk?e, bir kez de Rus?aya dogal, edeb? bir ?eviriyle. Bu kelimesi kelimesine bir ?eviri degil; sanki en basindan bir Rus yazar tarafindan yazilmis gibi okunan bir metin.

            ,    ,       B1.    :   -         .   :   ,          .

Kitap, birbirini izleyen kisa bloklardan olusuyor: T?rk?e bir paragraf ve hemen ardindan ayni paragraf Rus?a, italik olarak. Bu, bir seyi kontrol etmek i?in kitabin sonuna gitmeniz ya da ayri bir b?l?m aramaniz gerekmedigi anlamina geliyor  iki dil her zaman yan yana.

    :   ,         ,  .  ,            ,  - ,     .

Bu kitabi okumanin tek bir dogru yolu yok, ama okurlarin ?oguna uyan bir yol var. ?nce T?rk?e paragrafin tamamini okuyun; bir kelime ya da c?mle anlasilmasa bile, asagiya bakmadan ?nce anlami baglamdan tahmin etmeye ?alisin. Sonra altindaki Rus?a paragrafi okuyun  kelimesi kelimesine ?evirmek i?in degil, sadece dogru anlayip anlamadiginizi kontrol etmek ya da g?z?n?zden ka?an bir iki ayrintiyi netlestirmek i?in. Bir sonraki bloga ge?in ve tekrarlayin. B?ylece ?yk?n?n sonunda metnin tamamini T?rk?e okumus olacaksiniz; ?eviri ise b?t?n bu s?re boyunca ayrica aramaniz gereken bir s?zl?kte degil, her paragrafin hemen altinda olacak.

     ,     .      ,   -    ,      ,    .          ,     ,    ,    ,   -  .      .         -,          ,    ,    .

Kendinizi daha emin hissediyorsaniz, ?nce b?t?n ?yk?y? bastan sona T?rk?e, hi? asagi bakmadan okumayi deneyin; sonra Rus?a metne ge?ip emin olmadiginiz yerleri kontrol edin. Her durumda, ilk seferde her seyi y?zde y?z anlamaya ?alismayin  B1 seviyesinde ?yk?n?n genel anlamini ve havasini yakalamak, her kelimeyi anlamasaniz bile, fazlasiyla yeterli; ?yk?ler de tam bu seviye i?in yazildi.

   ,      -    ,    ,           ,   .                 B1        ,     ,        .

Her ?yk?y? T?rk?e okumak yaklasik yirmi dakika s?r?yor  tam bir aksam, kitabin adi da buradan geliyor. G?nde birden fazla ?yk? okumak zorunda degilsiniz; daha seyrek okumanizda da hi?bir sakinca yok. ?yk?ler birbirine bagli degil ve herhangi bir sirayla okunabilir, ama adindan da anlasilacagi gibi, her aksam bir tane, sirayla okunmak ?zere d?s?n?ld?.

    -         ,    .       ,   ,   .       ,       ,         ,  ,    .

T?rk?e metinde dikkat etmeye deger birka? sey fark edeceksiniz. Diyaloglar, T?rk edebiyatinda oldugu gibi tireyle veriliyor. Sene ge?is genellikle Rus?ada oldugundan daha hizli oluyor, ama b?y?klere ve tanimadiginiz insanlara siz diye hitap edilir ve adin arkasina Hanim ya da Bey eklenir: Nesibe Hanim, Kerim Bey. Akraba olmayan insanlar da birbirine abla, abi, teyze, oglum, ?gretmenlere ise Hocam der  bunlar akrabalik degil, sicak bir nezaket belirtisi. Bir de Hos geldin, Kusura bakmayin, Allah rahmet eylesin gibi kaliplasmis ifadelere dikkat edin: bunlari kelime kelime ?evirmeye ?alismayin, oldugu gibi ?grenin.

      ,     . ,     ,   .      ,   ,               : -, -.       ( ),  ( ), , ,    :   ,    .       Hos geldin, Kusura bakmayin, Allah rahmet eylesin:           .

Aslinda hepsi bu. Rahat bir koltuk bulun, bir aksam se?in  ve 1. Aksam'dan baslayin.

, ,  .   ,        1.

AKSAM 1

   

14.32 treni



Trene yetismek i?in tam d?rt dakikam vardi ve bunun ?? dakikasini kosarak ge?irdim.

     ,    ,      .

Cuma ?gleden sonra Izmir'deki Basmane Gari kosmak i?in pek iyi bir yer degildir. Her yer insan doluydu: valizli ?grenciler, simit satan bir adam, bir t?rl? yol vermek istemeyen bir grup lise ?grencisi. Hepsinin yanindan hizla ge?tim; ?antam sirtima ?arpiyordu, kahvem bardagin kapagindaki k???k delikten tasiyordu. ???nc? perona tam zamaninda vardim  Denizli'ye giden 14.32 treninin kapilarinin burnumun dibinde kapandigini g?rmek i?in.

            .   :   , ,  ,  ,     .     ,     ,        ,         ,  ,    14:32        .

 Hayir, hayir, hayir, dedim kendi kendime.

 , , ,   ,      .

Denizli'ye giden bir sonraki hizli tren ancak iki saat sonra kalkiyordu. Iki saat, kiz kardesimin dogum g?n?n? tamamen ka?iracagim demekti ve Pinar bunu bana asla affetmezdi. Bir saniye ?ylece durup ne yapacagimi d?s?nmeye ?alistim. Tam o sirada yanimdan ge?en bir g?revli, Denizli tarafina gidiyorsaniz besinci perondan simdi bir b?lgesel tren kalkiyor, dedi. Yavastir ama g?t?r?r.

         .   ,       ,       .   ,  ,  ,        :     ,         . ,  .

Hi?bir sey sormadim. Sadece kostum.

      .  .

Kalkistan tam on saniye ?nce vagona atladim ve kapilar y?ksek bir sinyal sesiyle arkamdan kapandi. Nefes nefese kapinin ?n?nde duruyordum, kahvemi sanki beni hayatta tutan tek sey oymus gibi sikica tutuyordum ve s?yle d?s?n?yordum: harika, yetistim.

         ,        .    , ,    ,        ,  : , .

Hatami ancak yirmi dakika sonra anladim.

        .

 Affedersiniz, dedim sonunda bir yer bulunca karsimdaki kadina. Bu tren Denizli'ye gidiyor, degil mi?

 ,      ,   ,      ?

 Gidiyor, gitmesine, dedi ve hafif?e g?ld?. Ama ondan ?nce bir on kere daha duruyor. Torbali, Sel?uk, Aydin, Nazilli Bilmiyor muydunuz?

     ,      .        . , , , ...    ?

Kapinin ?st?ndeki k???k ekrana baktim. Bir sonraki durak: Gaziemir. Denizli'ye varis: 21.41.

      .  : .   : 21:41.

Evden ?ikarken saat altida Denizli'de olacagimi hesaplamistim. Saat iki bu?uktu.

   ,      .  .

Koltuga yaslanip g?zlerimi kapattim. Artik yapacak bir sey yoktu: tren gidiyordu ve bir sonraki durakta inmek her seyi sadece daha da zorlastirirdi. Telefonumu ?ikarip kardesime yazdim: Pinar, kusura bakma, yanlis trene bindim, ?ok ge? gelebilirim. Neredeyse hemen cevap verdi: Deli kiz. Sorun yok, ne zaman gelirsen gel. Pasta bir yere ka?miyor.

       .       :  ,          .      : , ,      ,    .    : .  , ,  .    .

Telefonu kaldirdim ve ancak o zaman etrafima dogru d?r?st baktim. Vagondaki tek bos yer, sirt ?antali ve elinde karton kapakli bir kitap olan bir adamin yaniydi; kulakliklari kulaginda degil, boynunda asiliydi. Ben oturunca basini kaldirdi.

       .                ;      ,    .   ,   .

 Yanlis tren mi? diye sordu.

   ?   .

 Bu kadar belli mi?

  ?

 Y?z?n?zde ?yle bir ifade var, dedi. Bu trene yanlislikla binen herkesin y?z?nde ayni ifade olur. Sik sik g?r?yorum.

    ,   .   ,      ,     .    .

 Bu trene sik mi biniyorsunuz?

     ?

 Aslinda neredeyse her hafta. Hizli trenden daha ?ok seviyorum.

   , -.    ,  .

Ona sanki dis?iye gitmeyi sevdigini itiraf etmis gibi baktim.

 Yavas bir treni kim sever ki?

    ,     ,     .

      ?

G?l?msedi ve hemen cevap vermedi. Onun yerine kitabi kapagini g?rebilecegim sekilde ?evirdi: k???k bir fotograf alb?m?yd?, nehrin ve vadinin siyah beyaz fotograflari.

 Iste bu y?zden, dedi. Biraz bekleyin, Aydin'dan sonra. Kendiniz anlayacaksiniz.

     .      ,    :  , -    .

  ,   .   ,  .  .

Adi Bora'ydi. Hafta i?i bir yazilim sirketinde ?alisiyordu  bunu, konunun ilgin? olmadigini ?nceden haber veriyormus gibi bir sesle s?yledi  hafta sonlari ise B?y?k Menderes vadisinin fotograflarini ?ekiyordu. ?? yildir bununla ugrasiyordu. Fotograflarindan k???k bir kitap bile yapmisti, elinde tuttugu kitapti bu. Ama yaptim kelimesini ?nemsiz bir seymis gibi s?yledi: aslinda internette bir matbaa bulmus ve elli tane bastirmisti.

  .           ,   ,   ,        .     .           ,    ,     ,   :         ,     .

 Peki alan oluyor mu? diye sordum.

   ?   .

 Annem on tane aldi, dedi. Yani istatistiksel olarak evet, bir talep var.

     ,   .      ,  .

Kahkahayla g?ld?m, treni ka?irdigimdan beri ilk kez. Sonra ?antasindan bir termos ve iki plastik bardak ?ikardi ve bana pek sormadan ikimize de ?ay doldurdu. Ben de itiraz etmedim: b?yle bir g?n?n sonunda ?ay y?z?nden tartisacak g?c?m kalmamisti.

   -,    ,    .              ,   ,   ,     :  -         .

Aydin'dan sonra ne demek istedigini anladim.

   ,     .

Tren nehrin yanindan ilerlemeye basladi ve birden bir tarafta sudan baska hi?bir sey kalmadi: ?gleden sonra isiginda gri ve altin rengi, genis ve sakin, tam raylarin altinda k???k dalgalarla. Nehrin ?st?ndeki tepede eski bir antik kentin yikintilari duruyordu, sanki gidecek baska bir yeri yokmus gibi. Sonra bos bir kumsal, sonra s?g?tler, sonra zeytin aga?lari, sonra yine nehir. Kahvemi bir kenara koydum ve sadece baktim.

   ,        ,         ,   ,      .        ,        .    ,  ,  ,   .        .

 G?rd?n?z m?? dedi Bora.

 ?   .

 Tamam, diye kabul ettim. Bu ger?ekten Bayrakli'da otopark manzarali bir toplantidan daha iyi.

 ,   .    ,        .

 Genelde herkes b?yle tepki verir.

     .

Ondan sonra uzun uzun konustuk; ?zellikle ?nemli bir sey hakkinda degil, b?y?k ihtimalle bir daha hi? g?rmeyecegin biriyle konusur gibi. Bu nedense insanin dilini ??z?yor.

          ,  ,    , ,  ,    ,   -  .

 Peki siz tren ka?irmadiginiz zamanlarda ne is yapiyorsunuz? diye sordu.

     ,     ?   .

 Bir yayinevinde ?alisiyorum. ?ogunlukla dosya okuyorum. Baskalarinin kitaplarini, baskalarinin hik?yelerini.

   .    .  ,  .

 Seviyor musunuz bu isi?

  , ?

 ?ogunlukla evet. Ge?en yil okudugum bir kitap var, h?l? onu d?s?n?yorum: baska bir ?lkeye tasinan ve eve d?nmek isteyip istemedigine bir t?rl? karar veremeyen bir kadinin romani. Biz yayimlamadan ?nce galiba d?rt kere okudum.

   .   ,             ,    ,         ,     . , ,       ,    .

 Bence bu g?zel bir sorun. Bir seyi defalarca okuyup yine de sikilmamak.

 -,   .  -  ,       .

 Ya siz? Trenler ve termostan ?ay disinda?

  ?      .

Bir saniye d?s?nd?, bardagi elinde ?evirerek.

 Iki kis ?nce ?ektigim bir fotograf var, dedi. Bir balik?i firtinada kayigini kiyiya ?ekiyor. Hava berbatti; o kareyi yakalamaya ?alisirken az kalsin makinemi nehre d?s?r?yordum. Onu sadece bir kez g?sterdim, Aydin'da bir kafedeki k???k bir sergide. Tanimadigim bir kadin fotografin ?n?nde durdu ve agladi. ?z?nt?den degil. Baska t?rl?.

   ,    .

   ,      ,   .         .           ,    .      ,       ,        .   . -.

 Peki ona ne dediniz?

     ?

 Aslinda hi?bir sey. Sadece yaninda durdum. O ani bozmamam gerekiyormus gibi geldi.

 - .      ,    .

 Bu galiba b?t?n hafta duydugum en g?zel sey.

 , ,  ,      .

 Dikkat edin, dedi. Bu c?mleyi sizden ?alacagim. Sanki ben s?ylemisim gibi duruyor.

 ,   .       .  ,    .

 Ge? kaldiniz, ?nce ben s?yledim. Hem siz bir saat ?nce kol?agimi ?aldiniz.

 ,    .         .

 Hi? de bile.

  .

 Hem de nasil.

   .

Bir ara tren bir makas ge?erken sert?e sarsildi ve kahvem dogrudan onun kitabinin ?st?ne d?k?ld?.

 -      ,        .

 Aman Allahim, dedim. ?ok ?z?r dilerim.

 ,   .    .

 ?nemli degil, dedi, kitabi dikkatlice silkeleyerek; yere kahverengi damlalar d?s?yordu. Bunun on ikinci sayfasinda zaten bir kahve lekesi var. Simdi bir tane de kapakta. Daha karakterli oldu.

  ,   ,   ,       .            .     .  .

 Buna sasirtici derecede sakin bakiyorsunuz.

      .

 Bir kare i?in b?t?n makinemi az kalsin nehre d?s?r?yordum, dedi. Bir kahve lekesi bunun yaninda hi?bir sey.

            ,   .        .

Onun ?antasindan ?ikan bisk?vileri yedik  biraz ufalanmis, biraz kuru  ve nedense olmasi gerekenden daha lezzetliydiler. Disarida isik degisiyordu: altin rengi koyu turuncuya d?nd?, sonra nehir karardi, ?st?ndeki g?ky?z? pembelesti ve bir s?re ikimiz de sustuk. Bu sessizlik rahatsiz edici degildi. Boslugu kelimelerle doldurmak zorunda olmadigin t?rden bir sessizlikti.

  ,      ,   ,  ,   -   ,    .   :     ,   ,      ,  -    .    .    ,       .

 Bir sey sorabilir miyim? dedim Nazilli'ye yaklasirken.

  ?   ,     .

 Sorun.

 .

 Madem bu trene her hafta sadece manzara i?in biniyorsunuz, neden nehir boyunca y?r?m?yorsunuz? Daha kolay olmaz mi?

           ,       ?    ?

Bir saniye d?s?nd?.

 Bir yere g?zel bir seye bakarak varmayi seviyorum, dedi. Y?r?y?ste er ya da ge? geri d?n?p eve y?r?mek zorunda kaliyorsun. Trende ise sadece ilerliyorsun ve s?rekli yeni bir sey ?ikiyor karsina.

   .

    -,   - ,   .           .       ,     - .

Buna esprili bir cevabim yoktu, o y?zden sadece basimi salladim ve son isiklarin kaybolusunu birlikte izledik.

     ,     ,    ,    .

Nazilli'de tren tam sekiz dakika bekledi; anonstaki ses, makinist degisikligiyle ilgili bir sey a?ikladi, bunu y?z?nc? kez a?iklayan birinin d?z sesiyle. Bora kalkti ve ?antasini kapti.

        -    ,        ,       .     .

 Hadi, dedi. ?antamda sadece bir paket cips kaldi ve bu ay ikinci kez aksam yemegini cipsle ge?istirmeyi reddediyorum.

 ,   .         ,         .

 Bu, kirmaktan korktugunuz kisisel bir rekor mu?

   ,    ?

 Bu bir prensip meselesi.

   .

Kostuk  ger?ekten kostuk, g?n?n nasil basladigini d?s?n?nce bu biraz komikti  peron boyunca garin yanindaki k???k bir pideciye kadar. i?ten i?e trenlerin kimseyi beklemedigini bilen iki insan i?in fazla yavas ilerleyen bir siraya girdik. Pek canim istemedigi halde bir pide aldim, ??nk? tezg?htaki adam parami ?oktan almisti ve fikir degistirmek i?in ?ok ge?ti. Bora iki ?ikolata kapti ve para ?st?n? hi? beklemedi.

   - ,    ,  ,     ,            ,       , -    ,     .   ,     ,               .          .

Perona tam kapilar ?tmeye basladiginda d?nd?k ve g?n?n basindaki telasin aynisiyla i?eri atladik  ama bu sefer panik yerine g?l?yorduk.

        ,    ,       ,        ,     ,   .

 Biliyor musunuz, dedim nefesim yerine gelince, pidemi a?arken, rahatlatici oldugu i?in yavas trene binen biri i?in hep son dakikada yetisiyorsunuz.

 ,   ,    ,   ,     ,    ,  -     .

 Yavas trenin rahatlatici oldugunu hi? s?ylemedim, dedi. Onu sevdigimi s?yledim. Ayni sey degil.

    ,    ,   .   ,    .      .

Tekrar oturdugumuzda disarisi artik tamamen karanlikti ve vagon neredeyse bosalmisti. Bir s?re m?zikten konustuk. Neredeyse tamamen zit gruplari seviyorduk ve bu, neredeyse Denizli'ye kadar s?ren bir tartismaya d?n?st?: o, benim hi? ?ekemedigim bir sarkiciyi savunuyordu; ben de onun asans?r m?zigi, sadece daha h?z?nl?s? dedigi bir alb?m?. Bir ara en sevdigi sarkilardan birini a?ti ve ortak bir kulaklikla dinlememi istedi. Baslarimiz k???k ekranin ?st?nde neredeyse birbirine degiyordu ve sarkinin hi? de o kadar k?t? olmadigini kabul etmek hosuma gitmedi.

   ,     ,    . -           ,     ,      :   ,     ,   ,      ,  .  -                 ;       ,     ,        .

 Tamam, dedim. Berbat degil.

 ,   .   .

 B?t?n hafta duydugum en g?zel sey.

  ,      .

Bir s?re sonra basimi cama yaslayip yirmi dakika kadar uyuklamisim. Tren yavaslamaya basladiginda uyandim. Disarida Denizli'nin isiklari g?r?n?yordu, gittik?e ?ogaliyor, birbirine yaklasiyordu; sonunda karanlik tarlalar sokaklara, sonra da gece sehrinin canli kalabaligina d?n?st?.

-       ,    ,  ,    ,            ,     ,       ,       .

 Neredeyse geldik, dedi Bora.

  ,   .

I?imde tuhaf bir sey hissettim: yolculugun bitmesine dair k???k, sa?ma bir h?z?n. Oysa daha tadina bile bakmadigim pastaya zaten neredeyse d?rt saat ge? kalmistim.

  -   ,   ,   ,   ,      ,        .

Birka? sessiz saatten sonra Denizli Gari bana g?r?lt?l? ve parlak geldi. Pek konusmadan birlikte indik ve peron boyunca yan yana y?r?d?k. Ikimiz de bir dakika sonra farkli y?nlere gidecegimizi ve b?y?k ihtimalle her seyin orada bitecegini biliyorduk.

           .   ,   ,     ,   ,  ,         ,  ,     .

Peronun ?ikisinda durdu.

     .

 Yedi saattir tanidigim birine bunu s?ylemek tuhaf, dedi, ama g?zel bir aksam ge?irdim. Her zamankinden daha g?zel.

    ,     ,   ,       . ,  .

 Ben de, dedim. Bu dogruydu ve bu beni biraz sasirtti.

   ,   ,    ,    .

Numarami istemedi. Onun yerine cebindeki biletin bir k?sesini yirtti, ?antasindan ?ikardigi bir kalemle ?st?ne bir sey yazdi ve bana uzatti.

 Bir daha yanlis trene binerseniz diye, dedi. Ya da dogru trene. O da olur.

    .     ,     , -         .

  ,        ,   .    .  .

K?gidi aldim, karsiliginda pek de akillica olmayan bir sey s?yledim ve ayrildik: o y?r?yerek merkeze dogru, ben taksi duragina. Kardesimin pastasina artik yarim saat daha ge? kaliyordum.

  ,    -   ,   :    ,     ,          .

Takside k?gida baktim. Sadece bir isim ve bir numara, biraz egri bir el yazisiyla. Yaninda da k???k bir tren ?izimi vardi ve onu g?r?nce arka koltukta tek basima y?ksek sesle g?ld?m.

     .    ,    ,      , -     , ,   .

Bir mesaj yazdim, sildim, daha kisa bir tane yazdim, ?? kez okudum ve bir daha d?s?nmeye firsat bulamadan g?ndere bastim.

  ,  ,  ,    ,      ,  .

Bisk?viler i?in tesekk?rler. Bir de berbat m?zik i?in.

  .    .

Taksi genis bir caddeye ?ikti ve Denizli etrafimda a?ildi  daglarin etegine kadar uzanan isiklar, g?r?lt?  ve arkada bir yerde, yedi saattir tanidigim bir adam muhtemelen merkeze dogru y?r?yordu. Bundan sonra ne olacagi hakkinda hi?bir fikrim yoktu. Tek bildigim, uzun zamandir ilk kez bunun beni hi? korkutmadigiydi.

    ,       ,     , ,   -  ,     , ,   ,     ,   ,   ,          .

AKSAM 2

   




  .


   .

   ,     (https://www.litres.ru/book/aleksandra-panfilova/30-vecherov-s-turetskim-dvuiazychnye-rasskazy-dlia-ur-74659754/)  .

      Visa, MasterCard, Maestro,    ,   ,     ,  PayPal, WebMoney, ., QIWI ,       .


